+ Konuya Cevap Yaz
Toplam 2 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 2 arasi kadar sonuc gösteriliyor

Konu: Şehit Nedir?

  1. #1
    Emekli Yönetici Fatihin Askeri is on a distinguished road Fatihin Askeri - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2009
    Nereden
    Hep gercek dostlarinin yaninda.
    Mesajlar
    1.041

    Standart Şehit Nedir?

    Şehit Allah’ın huzurunda diri olarak hazır bulunup rızıklanacağı ve cennete gireceğine şehadet olunduğu için bu adı almıştır. Kur’an-ı Kerim’de şehitler hakkında şöyle buyurulur:
    Melekler Mekanı - Şehit Nedir? “Allah yolunda öldürülenlere (şehitlere) ölüler demeyin. Bilakis onlar diridirler. Lakin siz onu anlayamazsınız.” (Bakara, 154)
    Müslümanları, düşmanlarına üstün kılan en mühim esaslardan biri "ölürsem şehidim, kalırsam gazi..." inancıdır. Bu durum, ayette "iki güzelden biri" şeklinde ifade edilmiştir. (Tevbe Sûresi, 52) Yani, mü'min için savaşta iki güzel neticeden biri vardır: Ya galip gelecek, ya şehit olacaktır

    Allah yolunda, dini, canı, malı, namus ve şerefi, vatan ve milleti
    uğrunda ölenlere şehit denir. Bu hususta Kur’an-ı Kerim’de Allah Teâlâ:
    “Allah yolunda öldürülenlere ölüler demeyiniz, onlar ölü değil,
    diridirler, fakat siz (o yüksek hayatın) farkında değilsiniz.” (Bakara,
    154) buyurmaktadır.
    Peygamber Efendimiz (s.a.s.) de hadisi şeriflerinde; “Hiç kimse
    Cennet’e girdikten sonra bütün dünyaya sahip olsa bile tekrar dünyaya
    dönmek istemez, yalnız şehitler kendilerine verilen nimetler sebebiyle
    dünyaya dönüp on defa şehit olmayı arzu ederler. (Buhârî, Cihad, 6)
    “Şehitleri al kanları ile, kanlı elbiseleri ile gömünüz. Allah yolunda
    yaralananların damarlarından kan akar, onların rengi kan rengidir.
    Fakat kokusu misk kokusudur.” (Muvatta, 2-463) buyurmaktadır.
    Milletimizin şanlı tarihinde çok muhteşem zaferleri vardır. 26
    Ağustos 1071 yılında Anadolu’nun kapılarının milletimize açılmasına
    sebep olan Malazgirt Zaferi ve bu yıl 81. yıl dönümünü idrak edeceğimiz
    30 Ağustos Zafer Bayramı tarihimizde çok büyük önemi hâizdir.
    Müslüman milletimizi zaferden zafere koşturan, tarih sayfalarını
    kahramanlık destanları ile süsleten sebep, vatana hizmet etmek ve şehit
    olmak arzusudur. Büyük bir felaket olan haçlı ordularını bu ruh ve
    heyecan durdurmuştur. Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk’ün
    önderliğinde ecdadımız, 30 Ağustos 1922’de Dumlupınar Meydan
    Savaşı’nı kazanarak, ülkeyi düşmandan kurtarmıştır.
    Bu nedenle her karış toprağı şehit kanlarıyla yoğrulan vatanımızın
    kıymetini çok iyi bilmemiz gerekiyor.

    Millî şairimiz Mehmet Akif Ersoy İstiklâl Marşı’nda:
    “Bastığın yerleri toprak diyerek geçme tanı
    Düşün, altındaki binlerce kefensiz yatanı
    Sen şehit oğlusun, incitme yazıktır atanı
    Verme dünyaları alsan da, bu Cennet vatanı” demiştir.

    Bunun için vatanı sevmek, gerektiğinde vatanımızı düşmandan
    korumak için savaşmak ve bu uğurda canımızı seve seve vermek kutsal
    bir görevdir. Vatanını seven, toprağını işler, yollarını yapar, ormanlarını
    korur, camiler, okullar, hastahaneler yapar, göğe yükselen minarelerin
    yanında fabrika bacalarını da yükseltir. Böylece hem manevî hem de
    maddî kalkınmayı birlikte gerçekleştirir. Yurdunu seven, milletine
    hizmet etmeyi şerefli bir görev bilir. Sevgili Peygamberimiz; “İnsanların
    hayırlısı, insanlara faydalı olandır.” (Müslim, c. 2, s. 45) buyurmuştur.
    Dinimizde vatan sevgisinin önemi şu cümlede özetlenmiştir:
    “Vatan sevgisi imandandır.” (Age., c. 7, s. 32) İşte bu şuur ve anlayışla
    ay yıldızlı bayrağımızın gönderde dalgalandığı, ezanların minarelerden
    çınladığı Anadoluyu, bize ebedî vatan yapan ecdadımızı rahmetle
    anıyoruz. Malazgirt’te, Çanakkale’de, Sakarya’da, Dumlupınar’da topla,
    tüfekle istiklâl ve hürriyetimizi elimizden alamayanlar, günümüzde
    kaleyi içten fethetmenin yolunu aramaktadırlar. Özellikle milletimizin
    arasına çeşitli vesilelere sokulmak istenen ayrımcılıkların hepsi, esasen
    bu sinsi oyunların bir parçasıdır.
    Öyleyse bize düşen, tarihî hadiselerden ibret alarak uyanık olmak,
    bu hâin oyunlara gelmemektir. Yüce dinimizin bizden istediği birlik,
    beraberlik, kardeşlik, sevgi, saygı ve hoşgörü içerisinde; vatanımızın
    imarı, gelişmesi ve güçlenmesi için hep birlikte gayret göstermeliyiz.
    Bunu başarabildiğimiz takdirde geleceğimize güvenle bakabilir ve
    kanları ile bu vatanı sulayarak bizlere emanet eden, şehitlerimizin ve
    gazilerimizin ruhlarını şâd etmiş oluruz. Bu vesile ile canlarını feda
    ederek miletimize hür bir vatan bırakan aziz şehitlerimizi ve
    gazilerimizi rahmetle anıyoruz.

    Büyük şairlerimizden Yahya Kemal, ordumuz ve milletimiz için ne
    güzel söylemiştir:
    “Şu kopan fırtına Türk ordusudur Ya Rabb
    Senin uğrunda ölen ordu, bu ordudur Ya Rabb
    Ta ki yükselsin ezanlarla müeyyed namın
    Galip et, çünkü bu son ordusudur İslâm’ın.”
    Bazen Laz olurum cikarim Karadeniz'e,
    bazen Kurt olur inerim Anadolu'ya
    bazen Turk olurum dolasirim Turkiye'yi ve dunyayi
    ama sorarsan sen kimsin diye derimki ben bir Osmanli Torunu'yum


    •๋●•๋ ҳ̸Ҳ̸ҳ oldugumde arkamda benden razi olan bir ES ve dostlar birakmak isterim Ҳ̸ҳ. ๋•●•

    Ey kul! Etme dünya nazı Kıl namazı yarın kılarız diyenin dün kıldık cenaze namazını!!


    iڪےT∂ηßﺙℓ

  2. #2
    Cezalı Üye NiL_Cen_Ay_Giz is on a distinguished road
    Üyelik tarihi
    Nov 2009
    Nereden
    Bursa
    Mesajlar
    2.800

    Standart

    tesskurlerr bılgı ıcın

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok