Şiir, sevdanın, haklı bir kavganın, zaferle biten bir çabanın adıdır.

Özlemin kardeşidir. Bir çocuğun gülüşü, bir bebeğin ağlayışıdır. Bir

yaprağın suya düşüşü, bir martı kanadının denize vuruşudur. Toprağı öpen

yağmurun, rüzgârda uçuşan karın kokusudur.



Şiir gelip de çalınca kapıları, açmak gerek yürek evinin kapısını, ta

ardına kadar. O, yaz güneşini emmiş ballı bir yaban üzümüdür. Heybesi

şiir dolu olan, bir sevgi yolcusudur. İçinde çağıltılı bir ırmak akar.

Şiiri bir giysi gibi sırtına geçirenlere, pencereler açılır tan yerinin

en kıvamındaki renkten. Bu pencereden, toprağın insan sıcağında nasıl

mayalandığını görürüz. Ormanlar, dağlar kanatlanıverir. Kuşlar, yeni

bir mavi çizer göğe.



Şiir, balta girmemiş ormanların yeşil gülüşüdür. Bir ceylanın hızlı

kaçışıdır. Azgın bir çağlayanın yüksek tepelerden dökülüşüdür.

Alabalıkların soğuk dağ sularında yüzüşüdür. Gökte parlayan ayın,

dağların arkasından yükselen güneşin, denizin sularında oynaşan altın

ışıkların, yeşil çimenler içinde fışkıran bin bir çeşit çiçeğin sevilme

isteğidir şiir.



Kısacası, şiir kavuşmanın tadı, ayrılmanın acısıdır. Güzellik işçisi

olan ozanın en derin sanatıdır. Sözün damıtılmasıdır